MoHA İÇİN SEÇTİLER
KOZA GÜRELİ YAZGAN
Koza Güreli Yazgan, Zeyrek Çinili Hamam’ın Kurucu Direktörü olarak, 16. yüzyıldan günümüze ulaşan bu tarihi yapının yaşayan bir hamam, müze ve kültür merkezi olarak yeniden hayata kazandırılmasına liderlik etmektedir. Restorasyon sürecinin ardından müze yönetimi, eğitim programları, çağdaş sanat projeleri ve yaratıcı iş birliklerini kapsayan kurumsal yapıyı şekillendirmiştir. Kültürel mirasın korunmasını çağdaş üretimle buluşturan Yazgan, Zeyrek Çinili Hamam’ın İstanbul’un kültür yaşamındaki yerini güçlendirmeye odaklanmaktadır.
DENİZ TUNCER
Deniz Tuncer, mimarlık geçmişini bugün marka ve pazarlama stratejileri alanındaki deneyimiyle birleştiren bağımsız bir danışmandır. Tasarım, kültür ve sanatın kesişiminde üretilen fikirleri yakından takip eder; hikâyelerin insanlar ve mekânlar arasında kurduğu bağa ilgi duyar. Sergileri tekrar tekrar gezerek her seferinde yeni detaylar keşfetmeyi seven Tuncer, seçkilerini estetik duyarlılığı ve güçlü anlatılar etrafında şekillendirir.
DENİZ TUNCER SEÇTİ
RONA DEMİREL
Rona 6 yaşında. Pardon, 6.5.
Onun MoHA için bir seçki hazırlaması bizim için yalnızca tatlı bir fikir değil; MoHA’nın neden var olduğunu anlatan küçük ama güçlü bir hikâye.
Çünkü sanatın yalnızca uzmanların, koleksiyonerlerin ya da büyüklerin alanı olduğuna inanmıyoruz. Bir çocuğun bir esere bakıp heyecanlanması, merak etmesi ve kendi dünyasından bir anlam kurması da en az yetişkinlerin yorumu kadar değerli. Sanatla kurulan bağın yaşı, unvanı ya da tek bir doğru cevabı yok.
Rona, vahşi kedilere ve av kuşlarına ilgi duyar; özellikle kaplanlar ve kartallar konusunda oldukça bilgilidir. Hangi kuşun ne kadar yüksekte uçtuğunu, hangi büyük kedinin nasıl avlandığını uzun uzun anlatabilir. Motocross yapar, kayak ve judoyla ilgilenir, metal müzik dinler, mavi rengi sever. Kendisi de müthiş bir çizerdir. Ama çizmek için büyük cümlelere, iddialı niyetlere ya da özel bir hazırlığa ihtiyaç duymaz. Canı ister ve çizer. Kâğıda, duvara, yere, koltuğa…
Rona’nın seçkisi bize şunu hatırlatıyor: Sanat bazen bilgiyle, bazen sezgiyle, bazen de yalnızca içimizden gelen bir “bunu sevdim” duygusuyla seçilir. MoHA’nın felsefesi de tam olarak burada başlıyor; sanatı daha erişilebilir, daha özgür ve herkesin kendi bağını kurabileceği bir deneyime dönüştürmek.





























